Bugun...


Kemal ÇAMLI

facebook-paylas
SESSİZLİĞİMİZİ KORUYALIM !
Tarih: 11-07-2018 16:44:00 Güncelleme: 11-07-2018 16:44:00


Neden sürekli sessiz kalıyoruz? Neden bize düşen tek şeyin susmak olduğunu düşünüyoruz? Tabi ki her yerde susmamızı isteyen ve bunu bizden talep eden milyonlarca insan var. Çoğunluk olarak bizler, azınlık tarafından yönetilen bir sürü misali güdülüyoruz. Her daim yöneten tarafta olan azınlığın bir elinde kılıç bir elinde kırbaç bulundurulur biz çoğunluğa karşı. Azınlığın dediği hizaya girmezsek biz çoğunluk kırbaçlanırız, eğer kırbaçla biz çoğunluğu hizaya getiremezler ise bu defa da kılıçlar kınından çekilir ve kesilir çoğunluklar, az olanlar için. Hiçbir zaman dünya düzenine çoğunluklar yön vermez ve asla onların dediği olmaz. Galiba bunun nedeni azınlıklar bir araya gelip tek yumruk olabiliyorlarken çoğunluklar için söz konusu değil şimdilik bu durum. Onbin üyesi olan bir sürüyü beş tane çoban güder. Bana kalırsa çoğunluğu sürü ile ifade etmek doğrudur aynı şekilde çoban dediğimiz kişiler aslında bizi yöneten azınlıkta olanlardır.

Çoğunlukların hiçbir kıymeti harbiyesi yok aslında bizi yönetenler için. Sadece ve sadece seçim dönemlerinde bizler onlar için ideal vatandaş, şerefli, onurlu, ülkesine, milletine bağlı, sandığa gidip babalar gibi karşı tarafı sandığa gömecek olanlarız.
İyi de ya sonrası için bir yığın işsiz güçsüz insanların doldurduğu kahvehaneler, okey salonları, bilardo salonları... Ölü mezarlarından tek farkları bu mekanlara sığdırılmış olanların üzerinde elbise var, mezardakiler elbisesiz. 
Peki 'Bu toplum nereye gidiyor?' diye sorsak? Çoğunluklar neden hala yerinde sayıyor? Niçin bir hareketlilik söz konusu değil? Cevabı; bizler sadece güdülüyoruz. Sürüler gibi... 
Biz çoğunlukların beyinleri, yönetici olarak bir yerlere gelmiş olanlar tarafından gerçek meselelerle gerçek hayatımızla uzaktan yakından alakası olmayan şeylerle sürekli meşgul ediliyor ve zihinlerimiz denetim altına alınıyor. Bizlerin sağlıklı düşünemememiz için her türlü dalavere çevriliyor. Aklımızı başımıza almalıyız artık! Sağlıklı düşünmek için çabalamalıyız. Bizler gökyüzüne bakmayı öğrenmeliyiz,gökyüzünde uçan kuşları örnek almalıyız.
Birileri balın, kaymağın, meyvaların en güzelini gasp ederken, diğer taraftan da aynı kişilerin 'Bize şükredin yaratıcı sizi açlıkla imtihan ediyor.' söylemlerinin altında yatan çok şey var. Çünkü sen sorgulamaya akletmeye kalkarsan aslında yaratıcının sabahın şafağında uyanan kuşların rızkını bile dağıtıyorken sen ki eşrefi mahluk olarak yaratılmışsın o yaratıcı ki seni asla ve asla aç ve açıkta bırakmaz, ancak aç gözlü o şey seni kandırıyor. O aç gözlü olan şey seni nasıl kadırıyor? Yaratıcının kelamını sana karşı silah olarak kullanarak seni aç bıraktığı gibi sana sefil bir hayatı da dayatıyor ve bunun için önce bir alt yapı oluşturuyor ve sen de buna rıza gösteriyorsun. Biz çoğunluk rıza gösterdikçe azınlıkta olanlar bizim kanımızı emmeye devam edecekler. Biz hiçbir haksızlığa göz yummalıyız. Bizler haksızlığa zülme neden rıza gösteriyoruz; çünkü bize korku aşısını enjekte ettiler. Eğer korkularımızı aşarsak bizler her türlü hukuksuzluğa her türlü zülme her türlü yanlışa dur diyebiliriz. Benim yaşadığım coğrafyada hayat bir silindirin içindeymişiz gibi devam eder durur. Bizden önceki kuşaklar da aynen bu hayat silindirinin içinde bütün ömürlerini boşa heba edip bu dünyadan göç edip gittiler. Ancak batı toplumlarında hayatın akışı bizim hayat akışımız gibi bir silindirin içinde devam etmez. Batıdaki toplumlarda hayat ya yatay yada dikey devam eder ve mutlaka bir sonuca ulaşılır bu gerek negatif olur gerekse pozitif.Biz çoğunluğun bir anlamı olması için bir değer olmamız için mutlaka ve mutlaka azınlığın bize söylediği her şeyi aslında pembe bir yalan, ütopik bir şey olduğunu ve gerçek hayatta bir karşılığının olmadığını bilmeliyiz.Bu durumda biz çoğunluk ne yapmalıyız? Bizden saklanan gerçeklere ulaşmalıyız. Susarak hiçbir yere ulaşamayız. Bizim beyinlerimize yerleştirilen azınlıkların gerçeklerinin dışına mutlaka çıkmalıyız. Bizler sözüne güvenilir bir yönetici, bürokrat, demagog, eğitimci, iş adamı vb. birini bulduğumuzu düşündüğümüzde kendi duyu verilerimizde somut sonuçlar gördükten sonra inanmalıyız. Biz çoğunluğun adına azınlığın aldığı hiçbir kararı kabullen memeliyiz, bizim fikirlerimizi almadan kendi geleceğimiz hakkında görüş belirten, öne süren herkesi reddetmeliyiz.Bizler kendi geleceğimiz hakkında söz sahibi olmalıyız. Azınlık bizim geleceğimiz hakkında söz sahibi olamamalı. Bizler çoğunluk olarak artık bilinçli düşünmeliyiz bilinçli hareket etmeliyiz kaderimizi değiştirmek istiyorsak çabalamalıyız. Biz çoğunluğun hayatları giderek daha çıkmaza giriyor her gün. Bize 'Tarih tekerrürden ibarettir' diyorlar. Bize aslında şöyle söylüyorlar 'Sizin kaderiniz eşittir sizden sonra gelen çocuklarınız için de aynısı olacaktır'. Bizler bunu kabul edip rıza mı göstereceğiz; yoksa bundan sonra her şeyi enine boyuna sorgulayıp dünü, bugünü ve yarını hesaba katıp o şekilde mi yol alacağız. Sessizliğimizi korumalıyız.

 



Bu yazı 1245 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


sanalbasin.com üyesidir
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI