Van Valiliği himayesinde, Van Büyükşehir Belediyesi, Van Ticaret ve Sanayi Odası ile Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ve İl Kültür Müdürlüğü katkılarıyla gerçekleştirilen 'Van Shopping Fest' tam bir fiyaskoya dönüştü. İran’dan gelerek Kapıköy Sınır Kapısı’nda araç bekleyen turistlerin yanı sıra kara trenle Van’a ulaşan turistler de benzer sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Nevruz tatili kapsamında kente 60 bin turistin gelmesi beklenirken, otellerin doluluk oranı yüzde 50 seviyesinde kaldı. Önceki yıllara kıyasla turist sayısında düşüş yaşayan Van, tek turizm kapısı olan İranlı turistleri de farklı illere kaptırdı.
Van’da geçtiğimiz yıllarda Valilik himayesinde, Van Büyükşehir Belediyesi, Van Ticaret ve Sanayi Odası ile Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) katkılarıyla gerçekleştirilmeye başlanan 'Van Shopping Fest', lansman toplantıları, kortej yürüyüşleri ve çeşitli etkinlikleriyle ilgi görmüştü. Ancak bu yıl düzenlenen lansman toplantısına Van Valisi katılmadı bile. Öte yandan, geçtiğimiz günlerde Van-Tahran yolcu treni seferleri, beş yıl aradan sonra yeniden başladı. Tahran’dan gelen 200 kişilik ilk yolcu kafilesi, Van Tren Garı’nda Van Valisi Ozan Balcı, AK Parti Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Şems Çakıroğlu ve protokol üyeleri tarafından gül ve çiçeklerle karşılandı. Ancak fotoğraf çekimi ve haber çalışmasının ardından İranlı turistler için herhangi bir otobüs tahsis edilmeden alandan ayrılmaları dikkat çekti. Tren ve Kapıköy sınır kapısında yaşanan sorunlar başta olmak üzere ruhsatı olmayan ve kaçak bir şekilde turist ağırlayan apart ve oteller nedeniyle İranlı turistler artık Van’ı tercih etmiyor. Geçtiğimiz yıllarda yüzde 90 ila yüzde 100 doluluk oranı yakalayan oteller bu yıl yüzde 50 civarında doluluk oranını yakalayabildi. Konuyla ilgili gazetemize konuşan Van Otelciler ve Turizmciler Derneği (VANOTED) Başkanı Emre Değer hiçbir şekilde kent yararına olan programlara davet edilmediklerini belirterek, bu nedenle koordinasyonsuz çalışma yürütülerek Shopping Festivali gibi festival ve çalışmaların karşılıksız kaldığını belirtti.
“İRANLILAR VAN’I TERCİH ETMEDİ”
Kent geneli İranlı Turistler üzerine uygulanan fahiş fiyatlar ve ruhsatsız otellerin yaklaşımları nedeniyle turistlerin bu yıl Van’ı tercih etmediğini söyleyen Değer, “2025 yılındayız ve 10 yıldır bu sektörün içerisindeyim. Bugüne dek böylesine kötü bir Nevruz yaşamamıştık, açık konuşayım. Tahmin ettiğimiz gibi bir misafir akını olmadı. İranlı misafirlerin konakladığı otellerimizin doluluk oranları %40-50 seviyelerinde, yalnızca istisna birkaç otel %70 ila %90 doluluk oranına sahip. Bunun dışında Van'a yönelik büyük bir turist akını yaşanmadı. Ne yazık ki bu sene Nevruz tatilinde İranlılar Van'ı tercih etmediler. Bunun sosyoekonomik gerekçeleri ve farklı nedenleri var. Pandemiden önce de Shopping Festivali düzenlenirdi, ancak pandemiden sonra bu konuda büyük bir duyarsızlık başladı. İranlıların Nevruz tatili 12-13 gün sürebiliyor. Önceki yıllarda Sanayi ve Ticaret Odası, İl Kültür Müdürlüğü, valilik, esnaf odaları ve STK'lar bu sürece büyük destek verirdi. Hatta Shopping Festivali kapsamında otellerimizin önüne duyuru afişleri asardık. Ancak bu yıl yapılan festivalin yalnızca Sanayi ve Ticaret Odası bünyesinde gerçekleştirildiğini gördük. Hiçbir şekilde davet edilmedik ve bu oluşumun içinde yer almadık. Oysa VANOTED olarak festivalde yer almak isterdik” dedi.
“TREN AÇILDI AMA ALTYAPISI HAZIRLANMADI”
Kara tren seferlerinin hayata geçirilmesinden memnun olduklarını ifade eden Değer, aynı zamanda akt yapı eksiklileri nedeniyle de yetkili mercilere tepki gösterdi. İranlı turistlerin saatlerce araç beklemek zorunda bırakıldığını ifade eden Değer, “Eksik tanıtım ve yapılaman çalışmalar nedeniyle İranlılar sadece Shopping Festivali için mi geliyor? Evet, bu da bir etkendir. Ancak bu yıl öyle ses getiren bir festival yapılmadığını belirtmek istiyorum. Eğer bizimle paylaşılmış olsaydı, bunu İran'daki tüm acentelerimizle duyurur, daha farklı bir geri dönüş alabilirdik. Ancak festival sadece belirli mağazalara yönelik sınırlı bir etkinlik olarak kaldı. İranlı misafirler ya da İran çalışan acentelerin yalnızca küçük bir kısmı festivalin düzenlendiğini biliyordu, çünkü kapsamlı bir tanıtım ve çalışma yapılmadı. Öncelikle avantajlardan bahsedelim. Pandemiden 5 yıl sonra tren seferleri yeniden açıldı. Pandemi öncesinde faal bir şekilde çalışan bu seferlerin Van'a büyük bir katkısı oluyordu. Ancak açılış sürecinde yine aynı eksiklikler yaşandı. Tren açıldı ama altyapısı hazırlanmadı. Gelen misafirler saatlerce yerlerde beklemek zorunda kalıyor, araç bulamıyor. UKOME'nin aldığı bir karar nedeniyle transit ve transfer firmaları yönlendirilemiyor. Eğer transfer firmaları çalışamayacaksa, belediyenin ya da valiliğin bu misafirler için otobüs tahsis etmesi zorunluluk haline geliyor” diye konuştu.
“RUHSATSIZ OTELLER BÜYÜK ZARAR VERDİ”
Van’da yıllardır bir türlü çözüme kavuşturulamayan ruhsatsız oteller Van ekonomisinin de sonu oluyor, fahiş fiyat ve hizmet eksiklikleriyle turistleri ağırlamaya çalışan apart ve ruhsatsız oteller İranlı turistlerin batı illerini tercih etmelerini sağlıyor. Van ve Antalya’da barınma ücretleri aynı olunca turistlerde Van’ı değil artık Antalya gibi illeri tercih etmek zorunda kalıyor. Bu tercihi dayatan ise ruhsatsız bir ayda milyonlar kazanan vergi ödemeyen otel ve apart sahipleri….
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Değer, “Tren seferleri konusunda altyapı eksikliği büyük bir problem. Misafirler Tahran’dan 1200-1300 km yol kat ederek rahatça gelebiliyor ancak Van’da otellerine ulaşmaları için 2-3 km’lik mesafeyi 3-4 saatte ancak aşabiliyorlar. Sarı minibüslerin bölgeye yönlendirilmesiyle ilgili girişimlerimiz oldu, belediye ile görüşmeler yaptık. Ancak ulaştırma ve ilgili kamu kurumlarının bu sorunu çözmesi gerekiyor. Yetkililerin bu konuda sessiz kalmamasını umuyoruz. Kurumların Ramazan ayının verdiği rahatlık nedeniyle süreci takip etmemeleri düşündürücü. Biz dernek olarak transfer sorununu çözmek için girişimlerimize devam ediyoruz. Önceki yıllarda kaçak oteller nedeniyle ciddi sorunlar yaşandı. Ruhsatlı oteller tüm kriterleri karşılamasına rağmen, merdiven altı işletmeler misafirleri çekerek sektöre zarar verdi. Valilik bu konuda bir çalışma başlattı. 200’e yakın kaçak otel tespit edildi ve 30 tanesi kapatıldı. Ancak kapanması gereken 45-50 otel daha var. Belediye, 30 otelin kapatıldığını duyurdu ancak geriye kalanlara dokunulmadı. Denetim zafiyeti söz konusu. Bolu’daki yangın faciasından sonra bu konunun üzerine düşüldü, ancak henüz yeterli bir adım atılmadı” ifadelerini kullandı.
“VAN’IN PAYI KÜÇÜLÜYOR”
Van’ın turizmde ki payının giderek küçüldüğünü söyleyen Değer, “İran pazarı artık çok dağılmış durumda. Trabzon, Erbil, Irak, Ermenistan ve Gürcistan gibi pazarlar, Van’a gelen İranlı turistleri kendine çekmeye başladı. Bunun en büyük sebeplerinden biri ekonomik dalgalanmalardır. Lira, tümen karşısında büyük değer kazandı. Önceden 1.600-1.700 tümen seviyelerinde olan kur, 3.000 liraya kadar çıktı. İranlı misafirler aynı bütçeyle Dubai’ye, Ermenistan’a veya Irak’a gidebiliyor. Bu yüzden Van’ın payı küçülüyor” ifadelerine yer verdi.
VAHİM İDDİA: “MADEM BÖYLE, GELMEYİN”
Kapıköy sınır kapısında hizmet vermesi beklenen görevliler tek peron kullandıkları yetmezmiş gibi birde İranlı turistlere madem öyle is gelmeyin diyerek tepki gösterdiğini kaydeden Değer, “Kapıköy Sınır Kapısı, modern bir geçiş noktası olmasına rağmen, burada büyük sıkıntılar yaşanıyor. En büyük problem, misafirlerin saatlerce kapıda beklemesi. Üç peron bulunmasına rağmen yalnızca bir peron aktif çalışıyor. Gelen yolcular da, onları Van’a götürecek araçlar da aynı perondan geçmek zorunda kalıyor. Defalarca dile getirmemize rağmen, yolcu araçları için ayrı bir peron tahsis edilmedi. Bu yüzden turistler, saatlerce araç beklemek zorunda kalıyor. Güvenlik gereği araçların X-ray’den geçirilmesi anlaşılabilir, ancak işlemler aşırı yavaş ilerliyor. Buradaki yetkililerin misafirlere ilgisizliği dikkat çekiyor. Hatta bazen “Madem böyle, gelmeyin” şeklinde olumsuz ifadeler duyduğumuzu da söyleyebilirim. Çocuklu ailelerin 3-4 saat boyunca kapıda beklediğini düşünün. Empati yaparsak, biz de aynı şartlarda böyle bir yere tekrar gelmek istemeyiz” dedi.
YEMEK FİYATLARI BİLE YÜKSEKKK
Van’da yemek sektörünün turistlere karşı fahiş fiyat tarifesi uyguladığını söyleyen Değer, “Yeme-içme fiyatları konusunda da ciddi sorunlar yaşanıyor. Van’da restoran fiyatları, çevre illerle kıyaslandığında çok yüksek. Ağrı ve Doğubayazıt’ta 150-200 TL’ye alınan bir yemek, Van’da 300 TL’den aşağı değil. Esnaf odalarıyla bu konuyu defalarca tartıştık. 100 km mesafedeki bir şehirde fiyatlar makulken, Van’da neden bu kadar yüksek olduğu konusunda bir sonuca varamadık. Sezon başlamadan fiyatlar bu kadar yüksekse, sezon açıldığında ne olacağını kestiremiyoruz. Esnaf odaları, Sanayi ve Ticaret Odası, valilik ve belediyenin bu konuda bir yaptırımı olmalı. Ancak biz dernek olarak sadece misafirlerden aldığımız geri bildirimleri ilgili kurumlara iletebiliyoruz, ancak çözüme ulaşamıyoruz” diye konuştu.
VERGİSİZ SALTANAT… İPEKYOLU BELEDİYESİ DAVETİYE Mİ BEKLİYOR!
Kaçak ve ruhsatsız yapılara karşı biran önce gerekli yaptırımların uygulanması gerektiğinin altını çizen Değer, ruhsatı bulunmayan tüm otellere eşit şekilde ceza kesilmesi gerektiğini belirtti. Değer, “Turizm sektörünün düzenlenmesi gerekiyor. Biz kimsenin ekmeğiyle oynamak istemiyoruz, sadece adil bir rekabet ortamı oluşturulmasını istiyoruz. Ancak ruhsatlı oteller tüm vergilerini öderken, kaçak işletmeler mesken tarifesinden elektrik, su ve gaz alıyor. Vergi ödemiyor, konaklama sigortası yapmıyor, turizm katkı payı ödemiyorlar. Bu da rekabet açısından bizi zor durumda bırakıyor. Van’da eski turist potansiyeli yok, ancak her gün yeni bir otel açılıyor. Üstelik çoğu kaçak işletme. Apartmandan bozma oteller, tabela asıp faaliyet gösteriyor. İçişleri Bakanlığı'nın denetim talimatına rağmen halen ciddi bir kontrol mekanizması yok. Bu sorunun çözümü için yetkililerin acilen harekete geçmesi gerekiyor. Aksi takdirde, sektör her geçen gün daha da kan kaybedecek” şeklinde konuştu.