Ramazan ayı, ruhlarımızı temizleyen, kalplerimizi yumuşatan ve bizi Rabbimize daha da yaklaştıran mübarek bir zaman dilimi. Oruçlarla nefsimizi terbiye ettik, dualarla kalplerimizi arındırdık, zekât ve sadakalarla kardeşliğimizi pekiştirdik. Şimdi ise bu mübarek ayın sonuna yaklaşıyoruz. Bir yanda Ramazan’ı uğurlamanın hüznü, diğer yanda bayramın neşesi iç içe geçmiş durumda.
Ramazan’dan Sonra Gelen Boşluk
Ramazan, manevi bir atmosferin hâkim olduğu, hayatın adeta daha anlamlı olduğu bir zaman dilimi. Her sahurda, her iftarda, her teravih namazında bu huzuru hissettik. Ancak Ramazan bittiğinde, çoğu insan içsel bir boşluk hisseder. Çünkü bu ay, sadece aç kalmaktan ibaret değil, ruhsal bir yükseliş dönemidir. İşte bu yüzden, Ramazan'dan sonra kazanımlarımızı kaybetmemek için bilinçli bir çaba içinde olmalıyız.
Bayramın Anlamı ve Unutulan Değerler
Ramazan Bayramı, aslında bir ‘ödül’ günüdür. Bir ay boyunca sabreden, ibadet eden, iyiliği çoğaltan müminler için sevinç günüdür. Ancak günümüzde bayramlar giderek tüketim çılgınlığına dönüşüyor. Yeni kıyafetler, tatil planları, alışveriş listeleri derken bayramın özünden uzaklaşabiliyoruz. Halbuki bayram, öncelikle paylaşma ve dayanışma günüdür. Yalnızları hatırlamak, kırgın gönülleri onarmak, ihtiyaç sahiplerini sevindirmek bayramın gerçek ruhudur.
Bayramda Kimi Ziyaret Edeceğiz?
Bayramın en güzel yönlerinden biri de büyükleri, akrabaları ve dostları ziyaret etmektir. Ancak bazı ziyaretleri erteleyip, en çok görmek istediklerimize yöneliyoruz. Oysa belki de en çok gitmemiz gereken yer, uzun zamandır aramadığımız bir akrabanın evi veya kalbi kırık bir dostun yanı olabilir. Bayramda en büyük hediyemiz, gönül almak olmalı.
Ramazan Ruhu Nasıl Korunur?
Ramazan boyunca düzenli namaz kılan, Kur’an okuyan, sadaka veren birçok insan, bayramdan sonra eski rutinine dönebiliyor. Bu yüzden Ramazan'dan sonra da bazı alışkanlıklarımızı devam ettirmek için küçük ama etkili kararlar alabiliriz:
Haftada bir gün oruç tutmak (Pazartesi ve Perşembe sünnettir)
Her gün en az birkaç sayfa Kur’an okumak
Günde en az bir kişiyi sevindirecek bir iyilik yapmak
Beş vakit namazı, cemaatle veya daha huşu içinde kılmaya gayret etmek
Son Söz: Bayram, Yalnızca Tatil Değildir
Bayramın manevi yönünü unutmadan, hem kendimizi hem de çevremizdekileri mutlu etmek için bu fırsatı değerlendirebiliriz. Bir yetimi sevindirmek, bir yaşlıyı ziyaret etmek, bir gönlü kazanmak bayramı gerçek anlamda yaşamak demektir. Ramazan bize ne öğrettiyse, bayramdan sonra da o ruhu yaşatmaya devam edelim.
Rabbim, Ramazan’ı hakkıyla idrak edenlerden ve bayramı gerçek sevinçle karşılayanlardan eylesin. Bayramınız şimdiden mübarek olsun!